<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-1971707672278746881</id><updated>2012-02-16T19:27:09.832+02:00</updated><category term='Tarih'/><category term='Denemelerim'/><category term='Doğa'/><title type='text'>Zafer Tiryaki</title><subtitle type='html'>Benim Gözümden</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://www.zafertiryaki.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1971707672278746881/posts/default'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.zafertiryaki.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Zafer Tiryaki</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>3</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1971707672278746881.post-4024083002875132923</id><published>2011-05-27T23:16:00.007+03:00</published><updated>2011-05-28T01:39:32.141+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Denemelerim'/><title type='text'>Tenis Topu İle Beyzbol Oynamak</title><content type='html'>Yeşil bir top. İnşaat kalıplarının harçsız tarafından yapılmış bir  sopa. Bir kaç taş, durulacak yerleri belirlemek için ve en kolayı yeşil  bir alan. Bizim ‘bezbolumuz’ için gerekli bileşenlerdi bunlar. Bezbolun,  beysbol olduğunu bilmediğimiz zamanlardı. Kimimiz TV de izlediği  Amerikan filmlerinde görmüş kimimizde haydi oynayalım dediğimizde bizden  görmüştü ilk kez. Saklambaç ya da kovalamaca gibi oyunların oynandığı,  futbol topu almak için epeyce bir zaman para biriktirmenin ya da zengin  bir arkadaş edinmenin gerektiği zamanlardı o zamanlar.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Nereden gelmişti bilmiyorum ama bizde oynamıştık bu oyunu. Oldukça da  zevkli idi ta ki son vuruşta topun nereye gittiğini bulamadığımız zamana  kadar. Sadece ‘sıfır yedek’ topumuz olduğu için top kaybolduğunda  oyunun bitip yine her zaman ki gibi saklambaç ve kovalamacanın oynandığı  günlerdi.&lt;br /&gt;Şimdiki nesil bizden oldukça şanslı gibi görünüyor çünkü onların  sınırsız sayıda yedek topları ve envai çeşit oyunları var. O vakitlerde  arkadaşlık fazlasıyla önemliydi. Önceki gün havanın kararmasıyla yarıda  kalan oyunun ertesi gün sabah erkenden kalkılıp devam edilmesi  gerekiyordu. Telefon şirketlerinin kundakları henüz kapsayamadığı  zamanlar olduğundan hafta sonu sabahı erkenden kalkıp çağırmak  gerekiyordu kanka olmayan çok sevdiğimiz arkadaşlarımızı. Zillere  yetişme çağımız gelmediği için bu duruma isyan eder gibi zıplayarak zil  çalma devriydi kimimiz için. Ziller küçükler için değildi, belki de  zillere basıp kaçma oyununun büyüklerce engellenmek istenmesinden ötürü  yukarı konmuştu ziller. Ne kadarda yukarıda olsalar bizimde uzunca  sopalarımız vardı. Ayşe teyzemizden Fatma teyzemizden çoğu kere bu  yüzden azar işitsek de yinede yeri geldiğinde saatlerce sevilmiyor da  değildik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evden ekmek arasını alıp, bulduğumuz patlak topla maç yapmaktı bizim  önceki günden kalan oyunumuz.&amp;nbsp; Şanslı görünen bilgisayarından ya da oyun  konsolundan saatlerce oyun oynayan çocuklar olabilir ama şanslı olanlar  bizlerdik çünkü hayatı sanal değil gerçeğiyle yaşardık…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1971707672278746881-4024083002875132923?l=www.zafertiryaki.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.zafertiryaki.com/feeds/4024083002875132923/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.zafertiryaki.com/2011/05/tenis-topu-ile-beyzbol-oynamak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1971707672278746881/posts/default/4024083002875132923'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1971707672278746881/posts/default/4024083002875132923'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.zafertiryaki.com/2011/05/tenis-topu-ile-beyzbol-oynamak.html' title='Tenis Topu İle Beyzbol Oynamak'/><author><name>Zafer Tiryaki</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1971707672278746881.post-6957530512601162316</id><published>2011-05-27T23:15:00.007+03:00</published><updated>2011-06-06T01:45:18.535+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tarih'/><title type='text'>Dört Uçlu Ölüm Makinası</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yıl 1915-1916 arası, yer Çanakkale ve Gelibolu Yarımadası. Gökten demir  parçacıkları yağıyor. İlginçtir ki bu demirler aslında birer çivi fakat  bizim bildiklerimizden değiller. İnsan aklının, sınır tanımayan  zekâsının, yeri geldiğinde ne derece gaddar olabileceğini gösteren bir  çivi bu esasında. Çivinin diğerlerinden farkı, bulunduğu zeminde her  daim dik kalması. İşte bu özelliği de onu ölümcül bir savaş makinesi  yapmakta.&lt;/div&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bizler çiviyi tahtaları birbirine birleştirirken ya da evimizin bir  köşesine asmayı düşündüğümüz bir şeyin duvarda asılı kalabilmesi için  kullanırız. Oysa karşımızdakiler bizler kadar yürekli ve adil  olamadıkları için, uçlarına balmumuyla zehir tutturdukları bu çivileri  cephe gerimize atarak bizlerin geri çekilme esnasında bu kahpece  hazırlanmış tuzağa düşmemizi sağlamışlardır. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yeri geldiğinde cephe ortasında kalmış düşman askerine elinden gelen  yardımı esirgemeyen Mehmetçiğimize böylesine adice hazırlanmış bir  saldırının gerçekleştirilmesi binlerce askerimizin bacaklarının  kesilmesine sebep olmuştur. Ancak devir Türk için&amp;nbsp; ‘Ateşten Gömlek’  giyme devri olduğu için her türlü fedakârlığı yapan Mehmetçiğimiz bu  vaziyette bile savaşmaya devam etmiştir.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bugün neredeyse aradan yüzyıla yakın bir zaman geçmiş bulunmakta.  Bizlerin bugünleri huzurlu ve özgürce yaşayabilmesi için Vatan uğruna  canlarını tereddütsüz veren atalarımıza ne kadar layık kalabiliyoruz?  Bunu sorgulamamız gerekiyor sadece bunu…&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bugün bize demokrasi dersi veren bu ülkelerin özgürlük, adalet ve eşitlik dedikleri kavramlar o vakit neredeydi?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Lise yıllarımdan kalma yayınlamazsam eksiklik hissederdim :)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1971707672278746881-6957530512601162316?l=www.zafertiryaki.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.zafertiryaki.com/feeds/6957530512601162316/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.zafertiryaki.com/2011/05/dort-uclu-olum-makinas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1971707672278746881/posts/default/6957530512601162316'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1971707672278746881/posts/default/6957530512601162316'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.zafertiryaki.com/2011/05/dort-uclu-olum-makinas.html' title='Dört Uçlu Ölüm Makinası'/><author><name>Zafer Tiryaki</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1971707672278746881.post-4167417673270197834</id><published>2011-05-18T12:44:00.005+03:00</published><updated>2011-06-06T01:45:48.671+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Doğa'/><title type='text'>'Doğa' Sen Olmasan Biz Ne Yapardık ?</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu pazar, beton yığınları ve asfalt yollardan bir nebzede olsa  uzaklaşabildiğim Ümraniye Taşdelen piknik alanlarındaydım. Yakın  dostlarımla kamp havasında geçen piknikte, stres atmanın yanı sıra yeni  arkadaşlıklar kurarak şehir hayatında kazanamadığım arkadaşlıkları elde  etmiş oldum :)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Şehir hayatından olsa gerek içimde sürekli doğayla başbaşa kalma  duygusu besliyorum. Ağaçlar arasından gözüme batan güneşin parıltısı ya  da yerde uzanırken üzerimde gezintiye çıkmış karıncaları seyretmek bana  hep huzur vermiştir. Bazen demiyor değilim "Eski çağlarda yaşasaydık"  diye ama şu an için bu imkansız gibi görünüyor onun için böyle kaçamak  gezintilerle doğanın tadını çıkartmaktan başka çaremiz yok.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1971707672278746881-4167417673270197834?l=www.zafertiryaki.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.zafertiryaki.com/feeds/4167417673270197834/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.zafertiryaki.com/2011/05/doga-sen-olmasan-biz-ne-yapardk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1971707672278746881/posts/default/4167417673270197834'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1971707672278746881/posts/default/4167417673270197834'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.zafertiryaki.com/2011/05/doga-sen-olmasan-biz-ne-yapardk.html' title='&apos;Doğa&apos; Sen Olmasan Biz Ne Yapardık ?'/><author><name>Zafer Tiryaki</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
